Çocukluk anılarımızı her hatırladığımızda zihnimizde neden hep güzel sahneler canlanır? Neden o günlere karşı içimizde bitmek bilmeyen bir özlem duyarız? Bu konu benim için her zaman büyüleyici olmuştur. Üzerine uzun süre düşündükten sonra, bu özlemi mantıklı bir zemine oturttuğumu düşünüyorum: Sorumlulukların azlığı. Çocuk olmak, aslında sadece "anda olmak" demektir. Keşfetmektir. Geçmişin yükü ya da geleceğin kaygısı yoktur; sadece o anki arkadaşlıklar, oyunlar ve aile vardır. Büyüdükçe "anda kalma" kavramına bakışımız değişiyor. Çoğumuzun karşısına çıkan Carpe Diem (Günü Yakala) mottosunu, uzun süre sanki "sorumsuz ol, sadece zamanın tadını çıkar" gibi algıladım. Oysa gerçek anlamı çok daha derin ve iyileştirici. Hayat; geçmişe bakıp tecrübelerle anlam kazanır, geleceğe bakarak planlanır. Ancak en önemlisi, o ikisinin tam ortasında, yani anda kalabilmektir. Yediğin yemeğin tadına varmak, oturduğun evde huzur bulmak, bir arkadaşının doğum gününü gö...
software engineer, ai, design, mobile, paint, travel, sport, rowing
My first app on AppStore! WaterApp V2